Rusya-Ukrayna Savaşı, sadece bulunduğu bölge olan Doğu Avrupa ve Karadeniz havzasını değil, Rusya’nın etkin olduğu pek çok bölgeyi etkilemiştir. Bu bölgelerden birisi de uzun süre Rus etkisinde kalan Orta Asya’dır. 2022 yılında başlayan savaş bölgedeki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirmiş, Rusya’nın geleneksel nüfuzunun sorgulanmasına, Çin’in yükselen etkisine ve Batı’nın bölgede artan ilgisine yol açmıştır. Dördüncü yılında olan bu çatışma henüz sonuçlanmamış, birçok görüş ve öngörüye karşın nasıl sonuçlanacağı da henüz bilinmemektedir. Fakat şu kesindir ki, savaşın uzaması ve henüz sonuçlanmaması Rusya’nın birçok bölgedeki etki alanını azaltmıştır. Savaş, Rus etkisinden çıkmak isteyen Orta Asya ülkeleri için de bir fırsat doğurmuştur.

Orta Asya bölgesi geçmişten günümüze Rusya için her zaman önemli olmuş ve bölge, Rus dış politikasının önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Orta Asya ülkeleri Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan eski Sovyet devletleri olmalarına karşın bağımsızlıklarını kazandıktan sonra da Rusya ile içli dışlı olmuşlardır. Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) ve Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) gibi örgütlenmelerle Orta Asya ülkeleri Rusya ile bir araya gelmiştir. Rusya, Orta Asya’yı tehlikelere karşı bir tampon bölge, enerji koridoru ve etki alanı olarak görmektedir.

2000’li Yıllar

2000’li yılların başında Orta Asya’da NATO’nun genişlemesi, Rusya’nın etki alanını azalttığı için Kremlin Sarayı’nda oldukça rahatsızlık uyandırmıştır. Bölgedeki Rus etkisinin azaltılması NATO ile başlamış, günümüzde de Avrupa Birliği ve Orta Asya ülkeleri ticari olarak anlaşmalar imzalamış, böylelikle Rusya’nın Orta Asya’daki tek rakibinin Çin olmadığı da görülmüştür. Çin’in bölge üzerindeki çıkarları ve Batı’nın ilgisi savaşla beraber daha da artmıştır. Rus etkisinden kurtulmak isteyen Orta Asya devletleri için de bu savaş bir fırsatı doğurmuştur.

Savaşın gidişatı Rusya için pek iyi gitmese de olası bir zaferde bölgede bulunan Rus yanlısı elitler ve özellikle Kazakistan’da yoğun olarak bulunan Rus azınlıklarınca yankı yaratabilir. Böyle bir durumda Batı ve Çin, Orta Asya’dan hemen elini çekmeyeceği için büyük boyutta Rusya tarafından yaptırım gelmeyebilir. Her halükârda savaş birçok bölgede Rusya’yı zayıflatmıştır. Savaştan ötürü Rusya, kaynaklarının birçoğunu Ukrayna cephesine kaydırdı ve bu durum pek çok bölgede olduğu gibi Orta Asya bölgesinin de yavaş yavaş etki alanından çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Savaşın Rusya lehine sonuçlanması halinde Kremlin, kaynaklarını Batı ile ilişkileri düzenlemek ve yeni bir imaj yaratmak için kullanabilir. Olası bir zaferde bile Rusya, bölgeyi tekrar etki alanına almakta zorlanabilir fakat yumuşak gücünü arttıracağı öngörülebilir.[1]

Günümüze Doğru

Savaş açıkça Orta Asya devletleri tarafından desteklenmemektedir. Özellikle Kazakistan gibi belirli Rus azınlıklarını barındıran ülkeler Rus yayılmacılığından çekinmektedirler. Vladimir Putin’in “Rusya’nın belirli sınırları yoktur” ve 2014 yılında Kazakistan için “Kazakların hiçbir zaman devleti olmadı, o devleti yarattı”[2] gibi söylemleri Ukrayna’daki düşünceleri çağrıştırmaktadır. Rus etkisinden kurtulmak isteyen Orta Asya devletleri Türk kimliklerini son zamanlarda öne çıkarmış ve Rusya’nın bu gibi söylemleri dolayısıyla Çin ile yakınlaşmaya başlamıştır.[3]

Vladimir Putin’e nazaran Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2022 Astana ziyaretinde Kazakistan’ın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek sözü vermiştir.[4] Çin ve Orta Asya devletlerinin ilişkileri ticaret odaklı ve kağıt üzerinde iyi görünse de Doğu Türkistan olayları ve asimilasyon haberleri neticesinde, Türk devletlerinin kamuoyunda Çin, eleştirilmektedir. Olası bir Türk devletinin bu durumu global basında gündeme getirmesi veya kendi meclislerinde, meydanlarında protesto edilmesi iyi giden ilişkilerin sekteye uğramasına neden olabilir. Nitekim iki başkanın söylemleri ve yaklaşımlarına baktığımızda: Rusya, Orta Asya’yı bir etki alanı ve tampon bölge olarak görürken; Çin, Orta Asya’yı bir ticari ortak ve ticari koridor olarak görmektedir. Bu durumda Orta Asya devletlerinin bölgedeki diğer büyük güç olan Çin ile yakınlaşması kaçınılmazdır.

Çin, bu savaşı fırsat olarak kullanmıştır ve Orta Asya ülkeleriyle ticari ilişkilerini yadsınamaz boyutta ilerletmiştir. Özellikle Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) için Orta Asya oldukça önemli bir konumdadır. Rusya-Ukrayna savaşında Çin’in tarafsız tutumu ve barış için yaptığı çağrılarla birlikte, Çin daha az çatışmacı ve barışçıl bir ortak gibi gözükmektedir. Hatta bu ilişkiler ilerleyen zamanlarda daha da artarsa, Orta Asya devletlerinin Çin’den silah satın almaya başlaması öngörülebilir. Fakat bahsedildiği gibi; kamuoyunda Çin’e karşı olumsuz yaklaşılması, Rusya ve Orta Asya devletlerinin içinde bulunduğu Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü, Rusya ile tarihi ve kültürel bağlar gibi sebeplerden ötürü kısa vadede tamamen Rusya’dan uzaklaşıp Çin’e yakınlaşma politikası, gerçekleşmesi zor bir politikadır.

Sonuç

Sonuç olarak, 2022’deki savaşın patlak vermesi neticesinde Orta Asya’daki pragmatik liderler için dış politikada birçok fırsat doğmuştur. Savaşla beraber Çin’in bu bölgeye ilgisi daha da artmış ve Rusya neredeyse tüm eforunu savaşa verdiği için bölgedeki etki alanı azalmıştır. Bölge sadece Çin’in değil, Batı’nın da ilgisini çekmiş ve Avrupa Birliği aracılığıyla yakınlaşmalar başlamıştır. Henüz, AB’nin etkisi Çin ve Rusya kadar efektif olmamıştır. Orta Asya liderleri ise bir tarafa tamamen yakınlaşmayıp denge politikası gütmektedir. Çin ile ticari ilişkilerini geliştirirken, Rusya ile de bağları tamamen koparmamaktadır. Nitekim bu liderler de savaşı fırsata çevirip Rusya’dan bağımsız daha efektif bir dış politika gütme şansı elde etmiştir.

Savaşın sonucunda Rusya, belirli bölgeleri ilhak edip bunu ekonomik büyümeyle desteklerse ve Orta Asya üzerinde yumuşak gücünü arttırırsa; bölge üzerindeki etki alanını eskisi gibi olmasa da önemli derecede arttırabilir. Dahası böyle bir durumda Rusya, Batı ile ilişkilerini de iyileştirirse; Çin’e karşı ekonomik bağımsızlığı azalabilir ve Orta Asya’yı da Çin etkisinden kurtarmak için hamleler yapabilir. Bu neticede Rusya ve Çin Orta Asya’da ekonomik bir savaşın içine girebilir ve bölge üzerindeki işbirlikleri sekteye uğrayabilir. Savaşın Rus aleyhine bitmesi dahilinde Rusya kendini toparlamak için diğer bölgelere daha az önem verebilir. Bu durumda ise Çin’in ve nispeten AB’nin Orta Asya üzerindeki etkileri daha da artabilir.


[1] Tatiana Gfoeller, “What Russia’s war on Ukraine means for Central Asia”, Atlantic Council, https://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/what-russias-war-on-ukraine-means-for-central-asia/ (Erişim Tarihi: 23 Ağustos 2025).

[2] Anna Dolgov “Kazakhs Worried After Putin Questions History of Country’s Independence”, The Moscow Times, https://www.themoscowtimes.com/2014/09/01/kazakhs-worried-after-putin-questions-history-of-countrys-independence-a38907, (Erişim Tarihi: 23 Ağustos 2025).

[3] Aynı yer.

[4] “Xi Jinping Meets with Kazakh President Kassym-Jomart Tokayev”, Embassy of the People’s Republic of China in the Unites States of America, https://us.china-embassy.gov.cn/eng/zgyw/202202/t20220206_10639376.htm, (Erişim Tarihi: 23 Ağustos 2025).

Add Your Comment