Güvenlik Perspektifinden Türkiye ve Endonezya İlişkileri

Öz

 Bu çalışma,Türkiye ile Endonezya arasındaki kapsamlı ilişkilerin güvenlik boyutuna odaklanmaktadır. Özellikle, 2025 yılının ikinci çeyreğinde Endonezya ile Türkiye arasındaki askeri güvenlik anlaşmalarının bir yansıması olan savaş uçakları hususundaki işbirliği irdelenmiştir.Bununlaberaber,güvenlik yalnızca tek bir alana indirgenmemiş farklı açılardan da ele alınmıştır.

GİRİŞ

Türkiye ile Endonezya arasındaki ilişkiler, 1950’li yıllarda diplomatik zeminde başlamış olsa da askeri ve güvenlik alanlarındaki ilişkilerin belirgin bir ivme kazanması özellikle 2000’li yıllardan sonra gerçekleşmiştir. Her iki ülke de tarihsel olarak farklı coğrafyalarda konumlanmış olmalarına rağmen, bölgesel ve küresel ölçekte ortaya çıkan güvenlik sorunları karşısında benzer stratejik hassasiyetlere sahiptir. Türkiye’nin NATO üyesi olması ve Avrupa, Ortadoğu ve Kafkasya gibi kritik bölgelerle yakın etkileşim içinde bulunması; Endonezya’nın ise Güneydoğu Asya’da ASEAN çerçevesinde önemli bir aktör olması, iki ülke arasındaki işbirliğinin yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayıp daha geniş bir jeopolitik çerçeveye yerleşmesine imkan tanımaktadır. Bu bağlamda, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler zaman içerisinde ekonomik, teknolojik ve savunma alanlarını kapsayacak şekilde derinleşmiş ve stratejik bir ortaklık perspektifine doğru evrilmiştir.

Bu sürece katkı sağlayan önemli gelişmelerden biri, 14–15 Ekim 2022 tarihlerinde gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Endonezya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında iki ülke arasında tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi olmuştur. Söz konusu mekanizma, iki ülke arasındaki ilişkilerin kurumsal bir çerçeveye oturtulması açısından büyük önem taşımaktadır. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi, savunma, ekonomi, enerji, ulaştırma, eğitim ve teknoloji gibi farklı alanlarda işbirliğinin sistematik biçimde geliştirilmesine olanak sağlayan bir platform niteliği taşımaktadır. Bu tür kurumsal mekanizmalar, devletler arası ilişkilerin sürekliliğini sağlamak ve uzun vadeli stratejik hedeflerin koordinasyonunu mümkün kılmak bakımından önemli araçlar arasında yer almaktadır.Bu bağlamda, 2025 yılının Şubat ayında bahsi geçen konseyin ilk toplantısı Endonezya’nın Bogor kentinde düzenlenmiştir. Söz konusu toplantı, Türkiye ve Endonezya arasındaki stratejik ortaklığın somut adımlarla güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. Toplantı kapsamında iki ülke arasında savunma ve güvenlik alanlarında çeşitli anlaşmalar imzalanmıştır. Bunlar arasında özellikle Savunma Bakanlıkları Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması ile “Bayraktar TB3 ve Bayraktar Akıncı İhracatına Yönelik Ortak Üretim Anlaşması” dikkat çekmektedir. Bu anlaşmalar, yalnızca askeri teknolojilerin transferini değil aynı zamanda ortak üretim ve teknoloji paylaşımını da içermesi bakımından stratejik bir önem arz etmektedir. Bu girişim doğrultusunda Endonezya’da bir İnsansız Hava Aracı (İHA) üretim tesisinin kurulmasına yönelik müşterek teşebbüslerde bulunulması, iki ülkenin savunma kapasitesini artırma potansiyeline sahiptir. Günümüz güvenlik ortamında İHA sistemleri, hem istihbarat toplama hem de operasyonel etkinlik açısından modern orduların vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir. Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği insansız hava araçlarının uluslararası alanda elde ettiği başarılar göz önüne alındığında, Endonezya ile kurulacak üretim ortaklığının yalnızca teknolojik değil aynı zamanda stratejik sonuçlar doğuracağı değerlendirilmektedir. Bu tür ortak üretim girişimleri, tarafların savunma sanayii alanındaki bağımlılıklarını azaltmakta ve yerli üretim kapasitesinin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Bununla birlikte, iki ülke arasında istihbarat alanında karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çeşitli açıklamalarda da bulunulmuştur. Küresel güvenlik ortamında terörizm, organize suçlar, deniz güvenliği tehditleri ve siber saldırılar gibi çok boyutlu risklerin artması, devletlerin istihbarat paylaşımını ve güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonu daha da önemli hale getirmiştir. Bu kapsamda geliştirilecek olan işbirliği mekanizmaları, iki ülkenin istihbarat teşkilatları ile kolluk kuvvetleri arasında düzenli bilgi alışverişinin gerçekleştirilmesine olanak tanıyacaktır. Bu tür bir koordinasyon sayesinde hem ulusal hem de uluslararası güvenlik risklerinin önceden tespit edilmesi ve etkin şekilde yönetilmesi mümkün hale gelecektir.

Buna ek olarak, 2025 yılının ilk çeyreğinde yapılan ortak açıklamalar doğrultusunda Endonezyalı subayların Türk savunma kurumlarında eğitim almaları yönünde bir işbirliği sürecinin başlatılması planlanmıştır. Özellikle istihbarat, terörle mücadele ve stratejik analiz gibi alanlarda verilecek eğitimler, askeri personelin profesyonel kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin sahip olduğu askeri eğitim kurumları ve operasyonel deneyim, Endonezya açısından önemli bir bilgi ve tecrübe aktarımı fırsatı sunmaktadır. Bu tür eğitim programları yalnızca pratik becerilerin geliştirilmesini değil aynı zamanda askeri doktrin ve stratejik düşünme kapasitesinin de güçlendirilmesini sağlamaktadır.Savunma alanındaki işbirliğinin bir diğer önemli boyutu ise Türkiye tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak KAAN projesi çerçevesinde Endonezya’ya gerçekleştirilecek ihracat planıdır. Türkiye’den 48 adet KAAN savaş uçağının Endonezya’ya ihraç edilmesinin planlanması, Endonezya’nın savunma sistemlerine çeşitlilik kazandırması açısından büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatının artırılması ve uluslararası savunma pazarındaki konumunun güçlendirilmesi bakımından da stratejik bir kazanım olarak değerlendirilmektedir.

Bunun yanı sıra iki ülke arasındaki işbirliği yalnızca askeri güvenlik alanıyla sınırlı kalmamaktadır. Ekonomik güvenlik ve enerji güvenliği de iki ülke arasındaki işbirliğinin önemli başlıkları arasında yer almaktadır. Bu kapsamda enerji araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerinde ortak projelerin hayata geçirilmesi yönünde çeşitli kararlar alınmıştır. Enerji kaynaklarına erişimin giderek stratejik bir unsur haline geldiği günümüz uluslararası sisteminde, enerji arz güvenliğinin sağlanması devletlerin dış politika öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda gerçekleştirilecek işbirliği, her iki ülkenin enerji alanındaki dışa bağımlılığını azaltma ve sürdürülebilir enerji politikaları geliştirme açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.Özellikle alt yapı güvenliği açısından değerlendirildiğinde, Endonezya’nın yeni başkent projesi kapsamında yürütülen inşa sürecinde Türkiye’nin de sürece dahil edilmesi dikkat çekici bir gelişmedir. Endonezya’nın başkentini Jakarta’dan Nusantara’ya taşıma projesi, yalnızca bir şehir planlama girişimi değil aynı zamanda stratejik bir kalkınma projesi olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte Çin’in bölgede artan altyapı yatırımlarına alternatif olarak Türkiye’nin de projelerde yer alması, Endonezya’nın çok yönlü dış politika yaklaşımının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Tüm bu gelişmeler ışığında, temiz enerji teknolojilerinde inovasyonun teşvik edilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde çevresel güvenliğin sağlanması da iki ülke arasındaki işbirliğinin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Küresel iklim değişikliği ve çevresel risklerin giderek artması, devletlerin enerji ve kalkınma politikalarını yeniden şekillendirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle Türkiye ve Endonezya arasındaki işbirliğinin yalnızca ekonomik ve askeri alanlarla sınırlı kalmayıp çevresel sürdürülebilirliği de kapsaması, uzun vadeli stratejik ortaklığın önemli bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Türkiye ve Endonezya arasındaki stratejik ortaklık, tek bir güç merkezine bağlı kalmaksızın ulusal menfaatler doğrultusunda çeşitlilik arz etmektedir. Bu bağlamda Endonezya, ordusunu modernize etme ve savunma sanayisini geliştirme yönünde önemli adımlar atmaktadır. Binlerce adadan oluşan bir coğrafi yapıya sahip olan Endonezya’nın özellikle deniz güvenliğini sağlama konusunda güçlü bir savunma kapasitesine ihtiyaç duyduğu bilinmektedir. Türkiye ise gelişmiş drone teknolojisi, savunma sanayii üretim kapasitesi ve artan ihracat potansiyeli sayesinde uluslararası güvenlik alanında önemli bir aktör haline gelmektedir.

Türkiye’nin Asya bölgesinde stratejik öneme sahip bir ortak edinmesi ve Endonezya’nın Avrupa ile Ortadoğu arasında köprü niteliği taşıyan Türkiye ile yakın ilişkiler geliştirmesi, iki ülkenin uluslararası sistemde daha etkin bir rol üstlenmelerine imkan tanımaktadır. Bu tür stratejik ortaklıklar, küresel sistemde ortaya çıkabilecek kriz durumlarında ülkelerin farklı coğrafyalarda dahi koordineli hareket edebilmesini mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye ve Endonezya arasındaki işbirliği yalnızca ikili ilişkilerin gelişmesi açısından değil aynı zamanda uluslararası güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi bakımından da önemli bir potansiyel barındırmaktadır.

Sonuç

Türkiye ve Endonezya arasında güvenlik alanında gelişmekte olan işbirliği, yalnızca askeri kapasitenin artırılmasına yönelik bir girişim olarak değerlendirilmemelidir. Bu işbirliği aynı zamanda iki ülkenin jeopolitik konumlarını güçlendirmelerine, uluslararası sistemde daha etkin aktörler haline gelmelerine ve bölgesel güvenlik mimarisine katkı sunmalarına imkantanımaktadır. Ortak tatbikatlar, savunma sanayi projeleri, teknoloji transferi ve askeri eğitim programları gibi girişimler iki ülke arasındaki güven ilişkisini derinleştiren önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Endonezya açısından değerlendirildiğinde Türkiye ile geliştirilen savunma işbirliği, modern savunma teknolojilerine erişim imkanı sağlamaktadır. Bunun yanı sıra savunma sanayii alanında tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin artırılması gibi önemli avantajlar ortaya çıkmaktadır. Bu durum Endonezya’nın bölgesel savunma kapasitesini güçlendirmekte ve ülkenin Güneydoğu Asya’daki stratejik konumunu daha da pekiştirmektedir.

Türkiye açısından bakıldığında ise Endonezya ile geliştirilen işbirliği, savunma sanayii ürünleri için yeni pazarlara erişim imkanı sunmaktadır. Türkiye’nin son yıllarda savunma teknolojileri alanında elde ettiği ilerlemeler, ülkenin küresel savunma pazarındaki konumunu güçlendirmiştir. Endonezya ile gerçekleştirilen ortak projeler, Türkiye’nin Asya bölgesindeki savunma sanayii varlığını genişletmesine ve uluslararası stratejik ortaklıklarını çeşitlendirmesine katkı sağlamaktadır.

Sonuç olarak Türkiye ile Endonezya arasında gelişmekte olan kapsamlı işbirliği, iki ülkenin yalnızca askeri kapasitesinin güçlenmesine değil aynı zamanda ekonomik, diplomatik ve istihbari alanlarda daha etkin bir konuma ulaşmalarına da katkı sağlamaktadır. Savunma sanayii işbirliği, enerji alanındaki ortak projeler ve güvenlik alanındaki koordinasyon mekanizmaları, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın giderek daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir. Bu bağlamda Türkiye ve Endonezya arasındaki ilişkilerin gelecekte daha da derinleşmesi ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dönüşmesi kuvvetle muhtemel görünmektedir.

KAYNAKÇA

Armağan, Y. E. (2025, 14 Şubat). Türkiye-Endonezya ilişkilerinde gündem savunma alanında işbirliği. Anadolu Ajansı.

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/turkiye-endonezya-iliskilerinde-gundem-savunma-alaninda-isbirligi/3482019

East Asia Forum. (2025, March 29). Turkiye–Indonesia defence industry cooperation takes off. https://eastasiaforum.org/2025/03/29/turkiye-indonesia-defence-industry-cooperation-takes-off/

Öztop, M. (2025, 16 Haziran). Türkiye-Endonezya ilişkilerinde sıçrama taşı: Savunma sanayi. Türkiye Araştırmaları Vakfı.

Republic of Türkiye Ministry of Foreign Affairs. Türkiye-Endonezya ilişkileri. T.C. Dışişleri Bakanlığı Cakarta Büyükelçiliği.

https://cakarta-be.mfa.gov.tr/Mission/ShowInfoNote/411731

Add Your Comment