Hristiyanlıktaki Mezheplerin Dünyaya Etkileri
Mezhep, bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen isimdir ve mezhepler genelde yorum yöntemiyle ortaya çıkar. Günümüzde birçok dinde mezhep ve görüş ayrılıklarıyla karşılaşabiliriz ve Hristiyanlık da mezhep ayrılıklarının en belirgin olduğu dinlerden birisi. Öyle ki 1618-1648 yılları arasında gerçekleşen ve “Otuz Yıl Savaşları” savaşı olarak bildiğimiz bu savaş, aslında bir noktada bir mezhep savaşıdır. Bunun dışında da dünya sahnesinde mezhep tartışmalarından kaynaklanan birçok olay olmuştur.
Otuz Yıl Savaşları
Otuz Yıl Savaşları’nın nedenleri arasında dönemin din ve mezhep tartışmaları, hanedanlık tartışmaları gibi örnekler gösterilebilir. Bazıları ise, mezhep tartışmalarını Avrupa’daki çekişmelerin savaşa dönüşmesindeki bir bahane olarak görmektedir. Tabi ki de hiçbir savaşın tek bir nedeni olamayacağı için bahsettiğimiz savaşlarda da tek sebebin mezhep ayrılıkları olduğunu söylemek doğru olmaz ancak bunun da bir neden olduğunu inkar etmemek gerekir.
Kronolojik olarak baktığımızdaysa Savaş, 1618 yılında Habsburg Hanedanı’ndan olan II. Ferdinand’ın ‘Bohemya Kralı’ görevinden alınması üzerine isyan çıkmasıyla ilk adımlarını duyurdu. Bu isyanlar hızlıca bastırıldı ancak ardından çevredeki diğer savaşların da genişleyip daha büyük bir alana yayılmasıyla hanedan ve veraset tartışmaları, birçok başka tartışmayı da bünyesine alarak Otuz Yıl Savaşları’nı başlatmış oldu.

Birçok hanedan ve krallığın dahil olduğu bu savaşta bir sürü can kaybı ve dikkate alınması gereken olaylar da meydana geldi ancak burada bunların hepsini anlatmak mümkün değil. 1648 yılında Vestfalya Barış Antlaşması ile biten bu savaşın çok önemli sonuçları da oldu: bu savaşın ardından bazı kutsal imparatorluklar yıkıldı, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu büyük bir iç karışıklığa sürüklendi, Almanya’nın bölündüğü ve Fransa’nın üstün bir güç olduğu kabul edildi. Kısacası, mezhep ve veraset tartışmaları dünya siyasetinin seyrini değiştirdi.
VIII. Henry ve İngiliz Reformu
VIII. Henry, 1509’dan 1547 yılına kadar İngiltere Kralı’ydı. Kendisi, İngiltere Kralı olmasının yanı sıra kaotik evlilik hayatıyla da biliniyordu. VIII. Henry’nin ilk evliliği, ağabeyinin dul eşi Aragonlu Catherine ile olmuştu. Aragonlu Catherine de güçlü bir aileden geliyordu ve bu evlilik güçleri birleştirmek amaçlı bir evlilikti. Catherine, Henry’yle olan evliliğinde dünyaya altı çocuk getirdi ancak bu çocukların yalnızca biri hayatta kalabildi. Hayatta kalan tek çocuk ise I. Mary oldu. O zamanlar İngiltere’de hanedan kavgalarına çok sık rastlanıyordu ve Katolik mezhebine göre, bir kız çocukla hanedanın devamını getirmek mümkün değildi. Ayrıca Henry en başından beri bu evliliği hiç istemiyordu ve bu durumları boşanmak için bir bahane olarak kullanabileceğini düşünmüştü fakat Katolik mezhebinde boşanmak yasaktı. Henry, papayla bir sürü görüşme gerçekleştirdi ancak boşanmak için bir türlü onay alamadı. Bu da Henry ve Katolik Kilisesi arasında bir gerilime yol açtı.

Kilise ve papayla yaptığı görüşmeler sonuç vermeyince Henry, çareyi kiliseden ayrılmakta ve kiliseye karşı çıkmakta buldu ve bu da İngiliz Reformu’nun ilk adımı oldu. Henry, kiliseden ayrılıp Catherine ile olan evliliğini iptal ettikten sonra Anne Boleyn ile evlendi. Ancak Anne Boleyn de Henry’ye bir erkek varis veremedi. Kısa süreli evliliklerinin ardından Henry, Anne Boleyn’i zina ve kralı öldürmeye çalışma suçlarından dolayı tutuklattırdı. Yargılamanın ardından Anne Boleyn’in idamına karar verildi.
Henry’nin üçüncü evliliği Jane Seymore ile oldu. Daha önceki eşleri oldukça eğitimli ve siyasi alanda da güçlü kadınlardı ancak Seymore bu alanlarda çok öne çıkan birisi değildi, kendisi daha çok mütevazi ve ağırbaşlı olmasıyla bilinirdi. Ayrıca Seymore, Henry’ye bir erkek varis veren tek eşiydi. Ancak kendisi kısa bir zaman içinde öldü. Henry, bu evliliğin ardından uzun bir süre yas tuttu ve iki yıl boyunca evlenmedi. Tabii evlenmemesindeki tek sebep yas değildi, üç evlilik geçirmiş olması onun kötü bir üne sahip olmasına da neden olmuştu.
Henry’nin hayatı boyunca altı eşi ve birçok metresi oldu. Çalkantılı aşk hayatı Katolik Kilisesi’nden ayrılmasına ve Anglikan Kilisesi’ni kurmasına sebep oldu. Bu mezhep değişikliği yalnızca boşanma özgürlüğü tanımakla kalmadı ve İngiltere’de kadınların da kraliçe olabilmesinin önünü açtı. Yani, günümüzde monarşiyle yönetilen ve Katolik Kilisesi’ne bağlı olan devletlerde Kraliçe göremezken İngiltere’de görebilmemizin sebebi aslında VIII. Henry’ye dayanıyor.

Martin Luther ve Reform Hareketleri
Alman bir keşiş olan Martin Luther, Katolik Kilisesi’ne karşı ayaklanması ve Protestanlık mezhebini kurmasıyla bilinir. 1505 yılında bağlı olduğu kilise tarafından eğitim alması amacıyla Vatikan’a gönderilen Luther, Vatikan’daki kilisenin oldukça yozlaştığını ve kilisenin dini bir figür olmaktan ziyade siyasal bir otoriteye dönüşmeye çalıştığını fark etti. Vatikan’dan döndükten sonra çalışmalarına devam ederken Aziz Pavlus ve Aziz Augustin’in iman görüşlerinden oldukça etkilendi ve bu onun için bir dönüm noktası oldu.
Luther’in Katolik Kilise’de özellikle karşı olduğu görüşlerden birisi de endüljanstı. Endüljansı kısaca, imanlı kişilerin işledikleri günahların bir kısmının kilise ve papa tarafından bağışlanması olarak özetleyebiliriz. Luther’in burada karşı çıktığı nokta, affeden kişinin kilise ve papa olmasıydı. Ona göre günahları bağışlayacak kişi tanrıydı ve papa ya da kilise araya giremezdi. 1517 yılında rahip John Tetzel’in Martin Luther’in yaşadığı yere gelip endüljans satmak istemesiyle Luther’in öfkesi iyice arttı ve bunun üzerine Luther, 95 maddelik bir tez hazırladı. Bu tezinde kilisenin uygulamalarına karşı çıktı ve kiliseyi birçok yönden eleştirdi. Kısa bir süre sonra Luther’in görüşleri halk tarafından da benimsendi ve kiliseye karşıt bir görüş birliği oluşmaya başladı.

Luther’den önce de kiliseye karşı çıkanlar olmuştu ancak bu isyanlar karşılık bulamamıştı. Luther ise diğerlerinden farklı olarak Latince olan kutsal kitabı Almancaya çevirmiş ve herkesin araya başka bir kurum girmeden kutsal kitaba ulaşabilmesini sağlamıştır. İşte reformun başarılı olmasının en büyük sebeplerinden biri budur. Luther, böylece kilisenin baskılarından bıkan halka da bir ışık olmuş ve sonucunda Protestanlık mezhebinin kurucularından olmuştur.
Sonuç
Hristiyanlar arasında günümüzde dahi mezhep ayrılıkları devam ediyor ve gündelik hayatta bile kendisini belli ediyor. Ancak, mezhep ayrılıkları burada da gördüğümüz gibi her zaman kötü sonuçlar doğurmayıp birçok yeniliğe ve gelişimine de öncü olacak bir tartışma ortamı da yaratmak için faydalı olabilir. Umuyoruz ki bu görüş ayrılıkları insanları ayrıştırmak yerine yeniliklerin ve gelişimin önünü açacak bir etmen olur.
Kaynakça
https://tr.wikipedia.org/wiki/Otuz_Y%C4%B1l_Sava%C5%9F%C4%B1
https://tarihvakti.com/30-yil-savaslari-nedenleri-ve-sonuclari/
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3700548
https://en.wikipedia.org/wiki/Henry_VIII
https://www.arkeolojisanat.com/shop/blog/viii-henry-ve-bahtsiz-esleri_3_1354493.html
Henry VIII Wives
https://www.kutsalkitap.org/martin-luther-kimdir/?utm_source=google-searchads&utm_medium=cpc&utm_campaign=Google+Paid+2023+New&gad_source=1&gad_ca
mpaignid=20535188148&gbraid=0AAAAAo5P26qz8AwBK8oqeFJoGZST8HR9D&gclid=
CjwKCAjw2vTFBhAuEiwAFaScwofmLehdEIBFVLmqHcWFX3H9cPwolqSO55K0YVSO
10g1LJvdW3OKtxoCUrsQAvD_BwE

